haberi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haberi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar

Cetvel 'silah' sınıfına girdi

Kategori 0 yorum
cetvel okul
Sırtında cetvel kırdığı öğrencisinin ailesi tarafından İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet edilen matematik öğretmeni Ayhan I. hakkında, cetvel silah sayıldığı için 1.5 yıl hapis cezası istendi.

Televizyon çığrından çıktı

Kategori 1 yorum
Akşamleyin televizyon izlerken reklam arasında, televizyon camiasına 2 dizi daha eklendiğini gördüm. Bu konu hakkında görüşlerimi belirtmek istedim.

Cuma

Küba'da sabuna hücum !

Kategori 0 yorum
Küba'da halk, yeni yılla beraber fiyatlarında büyük artış yaşanması beklenen, sabun, diş fırçası ve deterjan gibi temizlik malzemelerini stokluyor.

Avustralya’da son 50 yılın sel felaketi

Kategori 0 yorum

Avustralya son 50 yılın en kötü sel felaketiyle boğuşuyor. Ülkede Fransa ve Almanya’nın yüzölçümü toplamından daha büyük bir alanın sel suları altında kaldığı belirtiliyor. 22 il ve ilçe acil yardım bekliyor.
İki haftadır etkili olan yağışlar başta Queensland eyaleti olmak üzere Avustralya’nın kuzeydoğusunda sel felaketine neden oldu.
Queensland’daki ana kömür madenlerinin çoğu faaliyetlerini durdurdu. Eyalette ihracatın yapıldığı ana kömür limanı da ulaşıma kapandı.
Avustralya başbakanı Julia Gillard, ülkenin şeker ambarı olan selin vurduğu Brisbane’i ziyaret etti. Gillard, sel sebebiyle büyük miktarda mahsulün zarar gördüğü afet bölgesine 1 milyon dolar yardım sözü verdi.
Ordu ise sel sularında mahsur kalan 200 bin kişiyi helikopterlerle kurtarmaya çalışıyor.
Felaketzedeler hayatta kalmak için birbirlerine kenetlendiklerini belirtiyor:
“Bu kurtarma çalışmaları gerekli miydi bilmiyorum. Ancak kimse suların daha ne kadar yükseleceğini bilmiyor, çünkü hala yükselmeye devam ediyor.”
“Herkes birlikte mücadele ediyor, bürçok ev şu an sular altında. Ancak önemli olan herkesin birlikte çalışması, elbirliğiyle herkesi kurtarmaya çalıştık.”
Ülkenin kuzey batısında ise yarından itibaren kuvvetli tropikal kasırga beklendiği belirtilirken, sıcaklığın 44 dereceye çıktığı güneydoğu bölgelerinde ise yangın uyarısında bulunuldu.

Kar altında kalan adaya sonunda ulaşıldı

Kategori 0 yorum
Yoğun kar yağışı nedeniyle 5 gündür dünya ile bağlantısı kesilen Danimarka'nın Bornholm adasına sonunda yardım ulaştı. Kar altındaki evlerinde mahsur kalanlar kurtarıldı.

Kalabalık bir gönüllü grubu da Kopenhag'dan Bornholm Adası'na gemiyle giderek kurtarma çalışmalarına katıldı.

Salı günü Kopenhag'dan adaya gönderilen 16 kar küreme makinesi çalışmaya ve yolları açmaya başladı.

Kar küreme makinesi dışında askeri kurtarma helikopterleri ve paletli araçlar da adadaki çalışmalara katıldı.

Kurtarma çalışmalarına katılan askerler kar kalınlığının yer yer 8 metreye ulaştığını bildirdiler.

Bornholm adası Emniyet Müdürlüğünden Komiser Jan Egelund, adadaki tüm yolların açılması ve mahsur kalan ailelere ulaşılmasının bir hafta sürebileceğini söyledi. Jan Egelund "Bornholm adası sakinleri kötü şartlara rağmen hayatta kalmayı başardı. Çünkü tüm ailelerin bu tür durumlara karşı depolanmış erzağı var. Kar yağışı durmuş olmasına rağmen halkın mecbur kalmadıkça sokağa çıkmamasını tavsiye ediyoruz. Adada yardım çalışmalarına katılan helikopter dışında gece uçuş özelliklerine sahip bir helikopter daha geldi. Şu anda sadece bir kişinin tedavi edilmesi gerekiyor" dedi.

Adadaki çiftlik evlerinde mahsur kalan bir bayan ile küçük oğlu ve diğer ailelere helikopterle erzak ulaştırıldı. Bazı  evlerde su borularının donması nedeniyle ısıtma sistemleri çalışmayınca evlere gazlı ve petrollü soba ulaştırıldı.

Çiftçiler binlerce ton sütü alıcıya ulaştıramadıkları için dökmek zorunda kaldıklarını bildirdiler. Ada sakinleri evlerin üzerindeki kalın kar tabakasının ağırlığından çatıların çökme tehlikesi içinde olduğunu bildirdi.

Başbakan Lars Lökke Rasmussen, adada afet durumu ilan ederek, hükümetin ekstra ekonomik yardım göndereceğini bildirdi. Danimarka Meteoroloji İstasyonu ise, Bornholm adasına 100 milyon tondan fazla kar yağdığını bildirdi.

Perşembe

Kanseri önleyen mucize yemiş

Kategori 0 yorum
Kanseri önleyen madde olarak bilinen “likopen içeriğinin” domatesten 17 kat daha fazla olduğu belirtilen “Güzyemişi”nin üretimi için Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde (OMÜ) çalışma başlatıldı.
OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, Türkiye'de yeni bir ürün olan “güzyemişi”nin Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerinde “Elaeagnus Umbellata” adıyla bilindiğini ve bu ülkelerde sıkça tüketildiğini söyledi.
Yapılan araştırmaların likopenin bir çok kanser türünü önlediğine ve kalp sağlığına da iyi geldiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Çelik, güzyemişinin domatesten 17 kat daha fazla likopen içerdiğini bildirdi.
Prof. Dr. Çelik, Asya orijinli bir bitki olan güz yemişinin çok hızlı ve kolay yetiştiğini dile getirerek, şu bilgileri verdi:
“Güzyemişinin meyvelerinin içeriğinde likopen maddesi bulunuyor. Birçok kanser hastalığını önleyen madde olarak bilinen likopen içeriği güzyemişinde domatesten 17 kat daha fazladır. Likopen domatesin dışında, karpuz, pembe greyfurtta bulunuyor. Antibakteriyel bir meyvedir. Sağlık açısından son derece önemlidir. Prostat kanseri, pankreas kanseri gibi birçok kansere yakalanma riskini azaltmaktadır. Ayrıca kalp kaslarını güçlendiren ve kolesterolü düşüren bir meyvedir. Hücrelerin yenilenmesini sağlar. Biyoaktif bileşikler, esansiyel yağ asitleri, beta karoten, lutein, A, C ve E vitaminlerince zengindir.”
Yetiştirildiği ülkelerde büyük ilgi gören ve ekonomik getirisi yüksek olan güzyemişinin üretimini yapmak için Samsun'da iki ayrı köyde deneme üretimlerine başladıklarını belirten Çelik, sürdürülen altyapı çalışmaları ile söz konusu bitkinin yöre insanının yüzünü güldüreceğine inandığını ifade etti.
Prof. Dr. Hüseyin Çelik, güzyemişinin eksi 40 dereceye kadar soğuğa ve kurak koşullara dayanan bir yapısı bulunduğunu dile getirerek, güzyemişinin Türkiye'de alternatif ürünler içinde en kolay ve ekonomik yetiştirilebilecek bir meyve olduğunu anlattı.
Güzyemişinin Asya ülkelerinde çeşitli şekillerde tüketildiğini belirten Çelik, güzyemişinin taze meyve, meyve suyu, reçel, jöle, sos, kuru meyve olarak tüketildiğini, yaprak, kök ve çiçeklerinden ise ilaç sanayisinde yararlanıldığını kaydetti. Çelik, güzyemişinin Uzakdoğu'da geleneksel besin kaynaklarından biri olarak tüketildiğini de sözlerine ekledi.
Likopen
Likopen, sebze ve meyvelerde doğal alarak bulunan karoten familyasına ait bir pigmenttir. Bir çok araştırma göstermiştir ki likopen prostat kanseri, sindirim sistemi, göğüs kanseri, akciğer kanseri ve yaşlılıktan dolayı oluşan kalp dejenerasyonunu aktif olarak engelleyebilir.

Kaynak: veteknoloji

Karıncalar, trafiğe örnek oldu

Kategori 0 yorum
Dünyada ve Türkiye'de yollara her gün yeni araçlar katıldığı için yoğunluk artıyor.
Trafiği rahatlatmak için yapılan yollar, kavşaklar, alt ve üst geçitlere rağmen yeni araçların çıkmasıyla birlikte bir süre sonra başa dönülüyor.

Bu sebeple trafik sıkışıklığı, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki yerel yönetimlerin en büyük problemlerinden birisi olmaya devam ediyor. Bilimadamları ise, küçük bir alanda binlerce karıncanın aksaksız hareket kabiliyetini inceleyerek ve davranışlarını örnek alarak trafiğe çözüm arıyor.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı'nda görevli öğretim üyeleri Doç. Dr. Soner Haldenbilen, Dr. Özgür Başkan, Doç. Dr. Halim Ceylan ve Dr. Hüseyin Ceylan, karınca davranışlarını inceleyerek trafiğe çözüm bulmak için bir proje geliştirdi. "Karınca Kolonisi Optimizasyonu (KKO) ile Ulaşım Ağlarının Tasarımı" adlı çalışma Dr. Özgür Başkan'ın da aynı zamanda doktora tezi olma özelliğini taşıyor. Projeye göre trafik sıkışıklığı probleminin çözümü trafikte sürücülerin bekleme sürelerinin en aza indirgenmesiyle çözülebiliyor. Bu ise şehiriçi ulaşım şebekelerinde tüm yol ağındaki araç miktarının bilinmesi ve buna bağlı olarak gecikmelerin hesaplanmasıyla ağda en az gecikmeyi sağlayacak kavşak sinyal sürelerinin belirlenmesiyle mümkün olabilmektedir. Projede karıncaların yuva ve yiyecek kaynağı arasında en kısa yolu bulma prensibinden yola çıkılarak oluşturulmuş. Karıncaların birçok rota alternatifi arasında en iyi çözümü bulabilme yeteneğinden ortaya çıkan Karınca Kolonisi Optimizasyonu metodu trafik sıkışıklığının çözümü amacıyla gecikme değerlerini en iyi sinyal sürelerinin belirlenmesi amacıyla kullanılmış. Karıncaların hareket davranışları matematiksel formüllerle modellenmiş .
Projenin yürütücülüğünü yapan Doç. Dr. Haldenbilen, iki yıl süren çalışma sonucu geliştirilen metodun uygulanması halinde trafik sıkışıklığında önemli rahatlamalar sağlanabileceğini tespit ettiklerini belirtti. Haldenbilen, mühendislik biliminde benzetişim veya simülasyon modelleri denilen bir takım yöntemler kullanıldığını, bazı olayları modelleyebilmek ve matematiksel olarak ifade edebilmek için doğadaki bazı canlıları izlediklerini bunlardan birinin de karıncalar olduğunu söyledi. Karıncalar gibi her insanında trafikte farklı bir davranışının olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Haldenbilen, "Sürücüler trafikte hedefini ve gideceği güzergâhların özelliklerini biliyorsa kolayca istediği yere gidebilmekte ancak özelliklerini bilmediği yabancı bir bölgede seyahat etmeleri halinde çok çeşitli alternatifleri olabilmektedir. Sürücüler en düşük maliyetle ve en kısa yoldan hedefine ulaşmak ister. Bu nedenle sürücülerin trafikteki davranışlarını modellemek zorundayız. Bu problemin tek bir çözümü yok. Her bir çözüm yöntemi en iyi sonuca ulaşmak için bir araçtır. KKO yöntemiyle bunu yapmaya çalışıyoruz." diye konuştu.
Dr. Başkan ise hazırladıkları projeyi Denizli'de Çınar Meydanı, valilik, Halley Kavşağı'nı kapsayan bölgede uyguladıklarını açıkladı. Başkan, "Burada daha önce yaptığımız ölçümler vardı. Burada amaç güzergâhlar üzerindeki trafiğin miktarını tahmin edebilmek. Bizim en büyük problemimiz budur. Hangi güzergahta ne kadar araç olacak bunu tahmin edebilirseniz sinyal sürelerini optimum şekilde tasarlayabilirsiniz. Biz modelle sahada yaptığımız çalışmanın uyumluluğunu kontrol ettik. Bizim modelimiz yollarda ne kadar araç veya yaya olduğunu belirliyor. Biz buna 'trafik atama' diyoruz" diye konuşuyor. Projelerinin trafik sıkışıklığı probleminin çözümü için yeni bir yaklaşım getirdiğini öne süren Başkan, "Ancak bu trafik sıkışıklığına kesin bir çözüm bulunduğu anlamına gelmez. Bu konuda birçok yöntem var. Biz optimum çözüme ulaşmak için çalışıyoruz. Zor bir problemin çözümünde yeni bir yaklaşım getirdik." diye konuştu.
Özgür Başkan, amaçlarının son zamanlarda değişik alanlarda kullanılan KKO metodu kullanılarak ulaşım ağlarının performansını artırmak ve trafik sıkışıklığını azaltmak olduğunu belirtiyor. Ulaşım ağlarının iyi yönetilebilmesi ve talebe cevap verebilmesi için problemin çözümünde günümüzde artık yeni metotlara ihtiyaç duyulduğuna değinen Başkan, KKO metodunun son zamanlarda zor problemlerinin çözümünde kullanılan meta sezgisel bir yaklaşım olduğunu bunun karıncaların yiyecek bulma davranışlarının gözlemlenmesi ile ortaya çıktığını vurguladı. Dr. Başkan şunları kaydetti: "Karıncalar yuvalarından yiyecek bulmaya giderken feromon olarak adlandırılan bir kimyasal madde salgılamakta ve her karınca yuva ve yiyecek kaynağı arasında belirli bir rotayı izlemektedir. En kısa yolu izleyen karıncalar daha hızlı olarak tekrar yuvalarına dönebilmekte ve bu sayede en kısa rotada kimyasal madde miktarı bir süre sonra artmakta, daha sonra yola çıkan karıncalar kimyasal maddenin yoğunlaştığı rotayı takip etmektedirler. İşte bizde matematiksel bir problem olan trafik sıkışıklığı problemini bu yolu kullanarak çözmeye çalışıyoruz. Trafik sıkışıklığının çözümü için karıncaların hareket davranışlarını gözlemlemek suretiyle model geliştirdik ve bunu uyguladık başarılı sonuçlar aldık."

Kaynak: veteknoloji
Ana Sayfa