nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba

DVDScr Nedir? DVD Screener Ne Anlama Geliyor?

Kategori 0 yorum

SCREENER (SCR)


Bir filmin VHS kaseti film gösterime girmeden önce promosyon amaçlı belirli yerlere gönderili. Screener, VHS kasedi formatında ve genellikle 4:3 oranına sahiptir. Bunun yanında geniş ekran formatında olanlar da bulunabilir. Bu formatın en olumsuz yönü ise ekranın altından geçen telif hakları ile ilgili bildiridir. Bunlar genellikler saniyeliktir ama bazılarına da filmin bütününde rastlayabilirsiniz. Kullanılan araca göre kalite değişiklik gösterebilir. Çoğu screener VCD'ye dönüştürülür, ancak bazı SVCD denemeleri VCD formatlarından bile kalitelidir.

Pazar

Zombi nedir ? Nasıl olunur ?

Kategori 0 yorum
Zombi voodoonun Afro-Caribbean ve Creole ruhani inanç sistemlerinde ölümsüz bir insandır. Bu folklorik zombiler doğaüstü güçler ve şamanistik hekimliği vasıtasıyla, yaşayanlar arasında korku yaratmak amacı ile ölü insan bedenlerinin yeniden canlandırılmasıdır. Zombilerin daha korkunç versiyonları yamyamlık ögesi kullanılarak korku sinemasında sıkça sergilenmektedir. Ayrıca bu tür varlıklar hortlaklar ile aynı kapasitededir.

Pazartesi

Facebook fırsat işine girdi

Kategori 0 yorum
Facebook mobil odaklı olacağını ifade ettiği toplantıyı, dün Palo Alto’da gerçekleştirdi ve önemli açıklamalarda bulundu. Zuckerberg’in de bulunduğu ve özel davetlilerin katıldığı toplantının bombası Facebook’un yerel fırsatlar sunacağını açıklaması oldu.
Toplantının önemli konusu Facebook Fırsatlar (Facebook Deals) olmasına rağmen mobile dönük açıklamalar da kayda değerdi. Şirketin, Facebook markalı bir mobil cihaz tanıtıp tanıtmayacağı merak edilirken bu konudaki beklentiler umduğunu bulamadı.

Cuma

Mangala, unutulmuş TÜRK oyunu

Kategori 0 yorum
Bir dönem cep telefonlarında çok revaçta olan "tohum" oyununun kökeni “Mangala”ya dayanıyor. Esasında "Mangala", “bao”, “deka”, “wari”, “owari” gibi isimlerle Afrika, Ortadoğu hatta Uzakdoğu’da görünüyor.
Bütün bu oyunlar, "hareket etmek" anlamına gelen “mankala" kelimesinden türetilmiş.
Ziraatçi toplumlarda taşlar tohum olarak adlandırılırken, Türk mangalalarında bu taşlar asker yerine geçmektedi.

Çarşamba

Fiber Optik Kablo Nedir ?

Kategori 2 yorum
 


Fiber optik kablo, ortasında bir kaç kat koruyucu madde ile sarılmış cam olan kablodur. Elektronik sinyaller yerine elektriksel parazitlerin oluşmasını engelleyen ışık iletir. Işık iletimi, büyük miktarda elektrik parazitleri olan ortamlar için idealdir. Elektrik parazitlerinden etkilenmemesi, aydınlatma ve neme karşı dayanıklılığı özellikle çevre şartlarının ağır olduğu ortamlarda yerel alan ağı kurulumlarında sıklıkla kullanılmasını sağlamıştır.

Perşembe

Haberler demokratikleşiyor ! Buzla

Kategori 0 yorum
Canım sıkılmıştı. Google'a bloglarla ilgili bir yarışma var mı diye bir sordum. Işığı yak diye bi' blog yarışması çıktı ama bunun konusu bana göre değildi vazgeçtim. Biraz daha aradım ve Buzla diye bir şey buldum. Burada blog yazılarınızı paylaşıyormuşsunuz. Haberleri felan. Sonra da insanlar oyluyormuş. Siteninde butonları grafikleri felan hoşuma gitti. Böyle şeyler benim hep hoşuma gider zaten. Hemen kaydoldum. Sayfamın linki burada, hani örnek için bakmak isterseniz. Sonra işte öyle işte. Bi' de tam ne olduğunu öğrenmek isterseniz. Sizi tıklama zahmetinden kurtararak aşağıdan okuyabilirsiniz.

PowerColordan su sogutmalı Radeon HD 6970 LCS

Kategori 0 yorum
Geçtiğimiz günlerde çift fanlı soğutucu kullandığı özel tasarımlı Radeon HD 6950 ve HD 6970 modellerini tanıtan PowerColor, bugün yaptığı açıklamayla su soğutmalı Radeon HD 6970 modelini de duyurdu. LCS serisi altında hazırlanan yüksek performans odaklı yeni modelde, konusu uzman isimlerden birisi olan EK firmasıın geliştirdiği Bakır tabanlı su soğutma bloğuna yer veriliyor. Tam yük altında kartı 50 derecenin altında tuttuğu belirtilen su soğutma bloğu ile hız aşırtmacılara ve performans tutkunlarına göz kırpan ekran kartı, 40nm üretim teknolojisiyle hazırlanan Cayman XT GPU'sundan güç alıyor.
256-Bit bellek veri yolu desteğine, 2GB GDDR5 bellek kapasitesine ve 1536x paralel işlem birimine sahip olan ekran kartı, fabrika çıkışı hız aşırtmalı olarak sunuluyor Grafik işlem birimi 925MHz'de, bellekleri ise 5700MHz'de görev yapan ekran kartı, çoklu ekran kartı kurulumları için Crossfire X teknolojisine de destek sunuyorlar. Görüntü aktarımı için çift DVI, HDMI ve DisplayPort konnektörlerine sahip olan su soğutmalı Radeon HD 6970 LCS'nin, PowerColor tarafından yakında satışa sunulması beklenirken, tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatı hakkında henüz açıklanmış herhangi bir bilgi bulunmuyor.

Cumartesi

Nedir bu Kinect ?

Kategori 0 yorum
Projenin amacı bilgisayar ortamında herhangi bir kontrol çubuğu veya kumanda kullanmadan, sadece el hareketleriyle oyun oynayabilmektir. Bunun yanında ses de ayrı bir işletimi için geçerlidir. Özellikle hareketli, maceralı oyunlarda bu sistemin çok kolaylık getireceğine inanılıyor. Kinect sisteminin el, kol hareketlerini algılaması ise kızılaltı ışın yayan projektörlerle gerçekleşiyor. Bu ışınlar görünmüyor. Işınların elde ettiği veriler, CMOS algılayıcılarında komuta çevriliyor. Bu sayede oyuna komut gidiyor. İşletim sisteminin kalitesinin yanı sıra bu komutlar bir saniyeden çok daha kısa zamanda ulaşmaktadır. 3. boyut grafiğinde gerçekleşmesi gereken hızlı komutları ise bilgisayara ait olan yazılım sağlıyor. Yani "Kinect", sadece komutları ulaştırmakla sorumludur.
Kinect sistemi, oyuna başlama komutu verilince kızılaltı ışın yaymaya başlar. Çok kısa süre içerisinde oyuncunun baş, gövde, kol, el, ayak gibi kısımlarını ve bu kısımların geçebileceği yerleri algılar. Bu algılama başarıyla gerçekleşince oyunda Kinect kullanılabilir. Kinect'in bu organları ve geçebileceği yerleri bilip, algılaması kendisinde bulunan yazılımdan dolayıdır. Kinect'e dahil olan bu özel yazılımda insanın yapabileceği milyonlarca hareket ve bulunabileceği milyonlarca durum bulunmaktadır. Bu durumlar ve hareketler için özel kodlar bulunmaktadır. Söz konusu olan bir durum, bu durumların içerisinde bulunursa (büyük ihtimal öyledir), özel kodları hemen bilgisayar sistemine yollamaya başlar. Kinect, bunların yardımıyla algılayabilmektedir. Fransa gibi bir cok ulkede satis fiyati 149 euro'dur.Türkiye'ye 27 Kasım tarihinde girmiş fakat kısa süre içinde tükenmiştir. Türkiye fiyatı 285 TLdir.

Cuma

Kayıp şehir Atlantis

Kategori 0 yorum
Dün kentinden ve hemşehrilerinden söz ettiğinde aklıma tekrarlamakta olduğum bir hikâye gelmişti ve senin, nasıl bir esrarengiz rastlantıyla Solon’un anlattıklarıyla harfiyen uyuştuğunu görmekle şaşırdığımı söylemiştim. PLATON, KRİTİAS, İÖ 4. YÜZYIL.

İnsanlığın Çok Eski çağlarının derinliklerindeki ve eski dünyanın tümüne hâkim olan büyük ve güçlü bir milletin akıl almayan bir felaket sonucunda neredeyse bir gece içinde sona ermiş olması insanları iki bin yıldır meşgul etmektedir. Burada büyük Atlantis ada milletinden söz ettiğimiz kuşkusuzdur.

 

Atlantis

 

ATLANTİS: EFSANENİN İÇERİĞİ


 

Atlantis’in doruk noktasına 11 bin yıl önce eriştiği söylenirse de, literatürde ortaya çıkışı ancak 2350 yıl önce, İÖ 359 ve 347 yılları arasıdır. Ülkenin adı Yunan filozofu Platon’un Sokrates ile öğrencileri arasındaki hayali konuşmalarının iki diyalogunda (Timaio ve Kritias) ortaya çıkar. Timaio diyalogunun başında Sokrates bir gün önceki “mükemmel” toplum konuşmasına değinir.

 

Platon burada uzun yıllar önce yazdığı en ünlü diyalogu olan Devlet’e atıfta bulunmaktadır. Platon, Sokrates’e Devlet’te sunulan mükemmel hükümetin unsurlarını saydırır: Zanaatkarlar ve çiftçiler askeriyeden ayrılacaktır, askerler merhametli olacak, atletizm ve müzik eğitimi alacak, komün halinde yaşayacak ve altına, gümüşe ya da herhangi bir özel mülke sahip olmayacaklardır.

 

Sokrates varsayımsal tartışmalardan bıkıp öğrencilerine uygulamalı felsefe denilebilecek bir ödev verir. Devlet’te vazedilen kavramlara göre yaşayan bir toplumu haklı bir savaşa sokarak mükemmelleştirmelerini söyler.

 

Hocasının önerisini yerine getiren Kritias şöyle der: “O halde, Sokrates, garip ama gerçekten doğru olan şu hikâyeyi dinle.” Kritias bu hikâyeyi dedesinden (onun da adı Kritias’tır) dinlediğini söyler. Dedesi de babası Dropides’ten, o da Yunan bilgesi Solon’dan dinlemiştir. Solon ise İÖ 600 yılından hemen sonra bulunduğu Mısır’da Mısır rahiplerinden duymuştur. Böylece Platon’un kendi anlatımına göre Kritias’tâ iki yüz yıl önce ortaya atılmış bir hikâyeyi dolaylı olarak duymaktayız.

(Solda) Atlantis hikâyesinin özgün kaynağı olan Platon’un (İÖ 427-347) I. yüzyılda yapılmış mermer büstü. Platon, Timaio ve Kritias diyaloglarında Atlantis’i ortaya atmış ve toplumunu ayrıntılarıyla ele almıştır. (Sağda) Athanasius Kircher’in Atlantis haritası (1678). Platon’un da belirttiği gibi ülkeyi Herakles Sütunları’nın ötesine, Atlas Okyanusu’nun ortalarına yerleştirir. Kuzeyin aşağı tarafta olduğuna dikkat!

 

MÜKEMMEL DEVLET, ATİNADIR, ATLANTİS DEĞİL


 

Mısırlı rahipler Solon’a “bütün kentlerin en iyi yönetileni” olan eski Atina hakkında bir hikâye anlatmışlardı. Platon’un mükemmel devlet modeli işte zamanından 9300 yıl öncesinin bu eski Atina’sıdır. Rahipler Solon’a, eski Atinalılar’ın en büyük kahramanlık eylemini anlatırlar: Atinalılar “Avrupa’nın ve Asya’nın tümüne bir sefer açan büyük bir devleti” savaşta yenmişlerdir. Bu yayılmacı millet “Herakles Sütunları”nın ötesinden, Atlas Okyanusu’ndan gelmiştir. Ve bu büyük devletin adı Atlantis’ti.

 

Atlantis, ta Mısır’a kadar kuzey Afrika’nın tümünde egemendi. Ancak Kritias’ın söylediğine göre o savaşta Atinalılar tarafından yenilen Atlantis, tanrılar tarafından depremler ve sellerle ortadan kaldırılmıştı.

Kritias, Atlantis hikâyesini anlattıktan sonra Sokrates’e şöyle der: “Dün kentinden ve hemşehrilerinden söz ettiğinde aklıma tekrarlamakta olduğum bir hikâye gelmişti ve senin, nasıl bir esrarengiz rastlantıyla Solon’un anlattıklarıyla harfiyen uyuştuğunu görmekle şaşırdığımı söylemiştim.”

 

(Solda) Girit’in doğusunda Zakros’taki Minos sarayından kristal bir vazo. Minoslular’ın sanat ve mimarideki gayet apaçık teknik gelişmişlikleri, bu etki uygarlık ile Platon’un diyaloglarında anlatılan aşırı gelişmiş Atlantis toplumu arasında ortak noktalar aranılmasına yöneltmiştir. (Sağda) İspanya’da bulunmuş ve İÖ 450 yıllarına ait olan “Elche Leydisi”. Bazı aşırı kuramcılar bunun bir Atlantis rahibesi olduğunu iddia ederler.

 

 

 

ATLANTİS İÇİN TARİHİ BİR KAYNAK MI?


 

Platon, Atlantis ya da eski Atina tarifini gerçek tarihe mi dayandırmıştır, yoksa bütün olayı uydurmuş mudur? Platon’un zamanındaki Yunanlılar’ın perspektifinden bile eski sayılacak önemli bir Akdeniz uygarlığı vardı ve bu da, en azından kısmen büyük doğal felaketlerle imha olmuştu: Minoslular’ın Girit’i.

 

Bazı çağdaş bilimadamları Atlantis’in yeri ve boyutları Kritias’ta yanlış ifade edilmiş ya da abartılmış olsa da, (belki de yanlış çeviri nedeniyle) Platon’un hikâyesinin Yunanistan’ın doğusunda ve Ege Denizi’nde Girit’in kuzeyindeki Thera adasının yanardağ patlamasına dayandığı fikrindedirler.

 

İÖ 17. ya da 16. yüzyıldaki Thera patlamasından kalan volkanik püskürtüler, 1838′de patladığında on binlerce insanın ölümüne neden olan Krakatoa’nınkinin iki katıdır. Thera’daki daha büyük patlama çok etkili olmuş olmalıdır ve bu nedenle de tesirin dolaylı olduğu Mısır gibi ülkelerin tarihi kayıtlarında yer alması mümkündür.

 

Bazıları için Minoslular’ın Girit’i Atlantis’tir ve Platon, Kritias’ta ülkenin Thera patlamasıyla yokolmasını çarpıtmıştır. Ancak bu iddiayı sürdürebilmek için Girit’in yerinin neden yanlış olduğu, boyutlarının neden farklı olduğu, neden yanlış zamanda gelişmiş olduğu, Atina ile hiç savaşmadığını ve bir felaketle yok edilmemiş olduğunu açıklamak gerekecektir.

 

Arkeoloji, Minos kıyı topluluklarının Thera’daki patlamanın yarattığı tsunami dalgalarıyla ağır hasara uğradığı halde Minos uygarlığının daha iki yüzyıl yaşadığını ve hatta geliştiğini kanıtlamıştır.

 

Başka bilimadamları Thera’daki ünlü Minos kolonisinin Atlantis için model olduğunu iddia etmişlerdir. Minoslular’ın buradaki yerleşim merkezi yanardağın patlamasıyla yok olmuştu, ancak Platon’un da eski bir uygarlığın bir ileri karakolunun yok edilmesinden söz etmediği de kesindir. Yine de, Thera, Platon’un Atlantis modeli olamayacak kadar yanlış yerde, yanlış boyutta ve yanlış çağdadır.

 

(Solda) Atina ile Isparta arasındaki Peloponnesos Savaşı’nda (İÖ 431-404) öldürülen iki savaşçı: Khairedemos ve Lykeas. Platon zamanında yapılan bu savaşta her iki kentin çeşitli cepheleri -örneğin Isparta’nın politik yapısı- Platon tarafından Atlantis ile Atina arasındaki çatışmayı formüle etmek için kullanılmış olabilir. (Sağda) Ignatius Donnelly’nin “Dolphin Boğazı”nı gösteren Atlas Okyanusu haritası, Donnelly burasının kayıp kıta Atlantis’in denize batmış kalıntısı olduğuna inanıyordu.

 

 

ATLANTİS: ÇAĞDAŞ FANTEZİ


 

Atlantis konusunda herhangi bir tartışma bu kayıp kıta hakkında 19. ve 20. yüzyıllarda ileri sürülen gerçekten garip iddialardan söz edilmeden tamamlanmış olamaz. Minnesota Eyaleti kongre üyesi, iki kere başkanlık adayı ve amatör bir tarihçi olan Ignatius Donnelly 1881′de, “Atlantis: The Antediluvian World” adlı kitabını yayımlayarak efsaneyi herkesten çok canlandıran kişidir.

 

Donnelly’ye göre Platon’un Atlantis’i Mısır, Mezopotamya, İndus Vadisi ve Avrupa’nın olduğu kadar Güney ve Kuzey Amerika uygarlıklarının kaynağı ve büyük kültürel başarıların kökenidir. Donnelly’nin tezi çağdaş arkeoloji ya da jeoloji araştırmaları altındaki dayanak noktalarından yoksundur. Bu kültürlerin evrimlerini, değil Atlantis’e, başka herhangi bir tek ana kaynağa borçlu olduklarını gösteren herhangi bir kanıt yoktur.

 

Ancak, diğer 19. ve 20. yüzyıl düşünürleriyle karşılaştırıldığında Donnelly, bir entelektüel itidal örneğidir. Helena Blavatsky’nin liderliğini yaptığı Teosofistler, Atlantisliler’in uçakla uçtuklarını ve uzaydan gelen yabancılardan aldıkları ekinleri biçtiklerini iddia ediyorlardı.

 

Daha yakın zamanlarda, geç 20. yüzyılda yaşayan psişikler, kayıp kıtadan ruhlarla bağlantı kurduklarını iddia etmişler ve modern dünya insanlarına Atlantisliler’den çeşitli öğütler aktırmışlardı. Kuşkusuz bu iddiaları destekleyen hiçbir kanıt yoktur.

 

 

(Solda) Girit’te Knossos’ta Taht Odası. Tahtın iki yanında bitkiler ve yarı aslan yarı kartal yaratıklar resmedilmiş. Minos Girit’i önemli bir erken dönem Akdeniz uygarlığıdır ve Platon’un zamanında artık çok eskilerde kalmıştı. Platon, Atlantis tanımını bu topluma mı dayandırmıştır? Ne yazık ki, bütün gerçekler bu kurama uyum göstermiyor. (Sağda) Minoslular’ın Knossos Sarayı ya da Tapınağı, İÖ 2. binyıl ortalarından kalmıştır. Burası çok odalı ve gayet zarif duvar resimleriyle büyük bir yapıdır.

 

 

Platon’un Görüşü


 

Platon’un, diyaloglarını kurmak için iyi bildiği tarihi kayıtları kullandığı kuşkusuzdur. Belki de onun zamanından bin yıl önce güçlü bir devleti yok eden doğal bir afetin gelenekleri vardı ve Platon mesajını iletmek İçin bu hikâyeleri kullanmıştı.

 

Ancak, Kritias’ın kısmi bir mecazi yorumunu destekleyenler bile Platon’un tarih yazma niyetinde olmadığını, hikâyenin bazı unsurlarını vermeye çalıştığı derste mecaz olarak kullanmak istediğini kabul ederler. Örneğin, Atlantis Destroyed adlı kitabında Rodney Castleden, Platon’un Atlantis’inin Minos Girit’i ile Thera’nın iyi bir eşleştirilmesi olduğunu ve hikâyenin o bölümünün Atina’yı Isparta ile karşı karşıya getiren daha yakın tarihteki Peloponnesos Savaşı’nın anlatımı olduğunu iddia eder. Bu savaşta Isparta muzaffer çıkmıştı ve Isparta’nın politik yapısı Platon’un eski Atina tanımına girmiş görünmektedir.

 

Son olarak, Kritias’ta Atlantis’te belirli eski toplumların ayrıntılarının paralellerini aramak Platon’un vurgulamak istediği bir şey değildir. Onun Kritias’ın ağzından söylettiği şeyler tarihi anlatmak amacını değil, ne de olsa tarihçi olmayıp bir filozof olan yazar için daha önemli bir işlev yüklenir.

 

Platon, görüşünü belirtmek için Atlantis’i neredeyse yenilmesi imkânsız bir düşman olarak göstermektedir. Platon’un Atlantis’i ayrıntılı olarak tanımlaması okura onun maddi zenginliğini, teknolojik gelişmişliğini ve askeri gücünü anlatmaktır.

 

Kritias daha küçük, maddi açıdan yoksul, teknolojik olarak o kadar gelişmemiş ve askeri açıdan zayıf Atinalılar’ın Atlantisliler’i yenebileceği ana mesajını iletir: Tarihte önemli olan yalnızca servet ya da güç değildir. Daha da önemli olan insanların kendi kendilerini yönetme biçimleridir.

 

Platon için mükemmel bir devletin ve toplumun entelektüel başarısı, maddi refah ya da güçten önemlidir. Bu noktayı vurgulamak için esaslı bir hikâye anlatması da Platon’un bir öğretmen olarak üstünlüğünü gösterir.

 

 

EDEBİYAT VE ATLANTİS


 

Atlantis efsanesi, Ortaçağ’da Yunanlılar’dan Arap coğrafyacılara, onlardan da Avrupalı yazarlara geçmiştir. Montaigne, Buffon ve Voltaire gibi yazarlar bile bu efsaneye inanmışlardır.

Atlantis efsanesinin etkisiyle çok sayıda edebi yapıtlar da yazılmıştır. Francis Bacon’un fizik bilimlerinin ideal devletini betimleyen “Nova Atlantis (Yeni Atlantis)”, İsveçli Rudbeck’in “Atland eller Mahneim (Atlantis ya da Mahneim)”, Kristof Kolomb’u, yitik eski kıtaları aramaya çıkan biri olarak tasarlayan Katalan yazar Jacinto Verdaguer’in “L’Atlantida” adlı şiiri, Gerhardt Hauptmann’ın aynı efsaneyi simgeleştirerek, bir kadın oyuncuya âşık olan bir bilim adamının psikolojisine uyguladığı romanı Atlantis ve P. Benoit’in “Atlantide” adlı kitapları bunlardan bazılarıdır.

Ayrıca jeoloji biliminde Atlantis adı resmi olarak, Atlas Okyanusu’nun yerinde bulunduğu varsayılan karalara verilen bir addır.

 

Kaynak: mitoloji.info

Kaynak: Bilgi güçtür, paylaştıkça büyür

 
Ana Sayfa